PaylaSiMin DoGru ADreSi Yasama dair ne varsa

cadirkaya formuna hosgeldiniz
 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Yasin Suresi türkçe meal

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
yuzbasi55
SüperModeratör
SüperModeratör
avatar

Mesaj Sayısı : 260
Kayıt tarihi : 22/04/08

MesajKonu: Yasin Suresi türkçe meal   Perş. Eyl. 11, 2008 8:16 am

Yasîn
2 Andolsun hikmetli Kur'an'a,
3 Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin
4 Dosdoğru bir yol üzerinde(sin)
5 (Kur'an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah')ın indirmesidir
6 Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin)
7 Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar
8 Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır
9 Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler

10 Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar
11 Sen ancak, zikre (Kur'an'a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah')a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele
12 Şüphesiz Biz, ölüleri Biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini Biz yazarız Biz herşeyi, apaçık bir kitapta tespit edip korumuşuz
13 Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti
14 Hani onlara iki (elçi) göndermiştik, fakat ikisini yalanlamışlardı Biz de (iki elçiyi) bir üçüncüyle güçlendirdik; böylece dediler ki: "Şüphesiz biz, size, gönderilmiş elçileriz"
15 Dediler ki: "Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz"
16 Dediler ki: "Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir"
17 "Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur"
18 Dediler ki: "Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır"
19 Dediler ki: "Uğursuzluğunuz, sizinledir Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz"
20 Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: "Ey kavmim, elçilere uyun" dedi
21 "Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir"
22 "Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O'na döndürüleceksiniz"
23 "Ben, O'ndan başka İlahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler"
24 "O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum"
25 "Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim; işte beni işitin"
26 Ona: "Cennete gir" denildi O da: "Keşke benim kavmim de bir bilseydi" dedi
27 "Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını"
28 Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik
29 (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler
30 Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi
31 Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmemektedirler
32 Ancak onların hepsi, toplanmış olarak Huzurumuz'a getirilmişlerdir
33 Ölü toprak kendileri için bir ayettir; Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler
34 Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık:

35 Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için Yine de şükretmiyorlar mı?
36 Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) Yücedir
37 Gece de kendileri için bir ayettir Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir
38 Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir
39 Ay'a gelince, Biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner)
40 Ne Güneş'in Ay'a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler
41 Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir

42 Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da
43 Eğer dilersek onları batırır-boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler
44 Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka
45 Onlara: "Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz" denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam edenler)
46 Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler
47 Ve onlara: "Size Allah'ın rızık olarak verdiklerinden infak edin" denildiği zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: "Allah'ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz"
48 Ve derler ki: "Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit (etmekte olduğunuz yıkım ve azap) ne zamanmış?"
49 Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip-dururken o kendilerini yakalayıverir
50 Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler
51 Sur'a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler
52 Demişlerdir ki: "Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va'dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş"
53 O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak Huzurumuz'a getirilmişlerdir
54 İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz
55 Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, 'sevinç ve mutluluk dolu' bir meşguliyet içindedirler
56 Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır
57 Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır
58 Çok esirgeyen Rabb'dan onlara bir de sözlü "Selam" (vardır)
59"Ey suçlu-günahkarlar, bugün siz bir yana çekilin"
60,"Ey Ademoğulları, ben size and vermedim mi ki: Şeytana kulluk etmeyin, çünkü, o, sizin için apaçık bir düşmandır;"
61"Bana kulluk edin, doğru yol budur"

62 Andolsun o, sizden birçok insan-neslini saptırmıştı Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz?
63 İşte bu, size vadedilmiş cehennemdir
64 İnkar etmenize karşılık olmak üzere bugün oraya girin
65 Bugün Biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri Bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir
66 Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır-kör ederdik, böylece yola dökülüp-koşuşurlardı Fakat nasıl göreceklerdi ki?
67 Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi
68 Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı?
69 Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur'an'dır
70 (Kur'an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir)
71 Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar
72 Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar
73 Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır Yine de şükretmeyecekler mi?
74 Yardım görürler umuduyla, Allah'tan başka İlahlar edindiler
75 Onların (o İlahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir
76 Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın Gerçekten Biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz
77 İnsan, Bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir
78 Kendi yaratılışını unutarak Bize bir örnek verdi; dedi ki: "Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?"
79 De ki: "Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek O, her yaratmayı bilir"
80 Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz
81 Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmağa kadir değil mi? Elbette (öyledir); O, yaratandır, bilendir
82 Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir
83 Herşeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne Yücedir Siz O'na döndürüleceksiniz
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://cadirkaya.fforum.biz
 
Yasin Suresi türkçe meal
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Yasin Çakır - Bozkır dedikleri

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
PaylaSiMin DoGru ADreSi Yasama dair ne varsa :: İSLAM BÖLÜMÜ :: Dua, Duanın Önemi ve Çeşitli Dualar-
Buraya geçin: